Baklava Durakları

Standart

20140314-102412.jpg

Baklavaya, şerbetli tatlılara bayılırım. En güzeli nerede yapılıyor diye de durmadan araştırır, sorup soruştururum. Bu defa arayıp sormama gerek kalmadan Kadıköy Çarşı’da karşıma çıktı Bilgeoğlu Baklava:)

Gaziantep’in adını duyduğumda, okuduğumda zaten yeterince heyecanlanıyorum. Bir de mekanın 60 yıllık geçmişi olduğunu öğrenince heyecanla kapıdan içeriye girdim. Tereyağ kokusunu içime çekip şöyle bir bakındım etrafa. Tezgahta bulunan paketlenmiş fıstıklardan, fıstık ezmelerinden ve tatlılarından başrolde fıstığın olduğu anlaşılıyor hemen:)

20140314-180031.jpg

Ne  alsam ne yesem diye bakındıktan sonra fıstıklı baklava, halka tatlısı ve fıstık ezmesinden yana tercih yaptım. Halka tatlısını beğendim ama favorim kesinlikle fıstıklı baklava. Çok hafif, çok lezzetli, taze ve en önemlisi de glikozsuz. Bir ısırık aldığınızda sizi baymıyor, damağınıza yapışıp kalmıyor.

Fıstık ezmesinden de bahsetmeden geçmek istemiyorum:) Ağızda eriyen, yoğun bir fıstık tadı alıyorsunuz ve şeker asla fıstığın önüne geçmiyor. Kısacası bu şahane baklavacının fıstıklı baklavasını ve fıstık ezmesini mutlaka mutlaka tatmalısınız..

Safranlı Risotto

Standart

BUZ_6272

Şef Selim Karaca’yla İtalyan lezzetlerini keşfe çıktığımızı söylemiştim:)
Bu lezzetlerden ilki olan safranlı risotto okulda da sevdiğimiz ve sıkça yaptığımız bir yemekti. Bu şahane yemeğin püf noktalarını merak edenler için  paylaşacağım.
  • Pirincin nişasta oranının yüksek olması gerekiyor.  Risotto için en uygun pirinç çeşitleri İtalya’da yetişen Arborio ve carnarolli pirinci. Ama baldo pirinçle de yapabilirsiniz diyor Selim Şef.
  • Soğan mümkün olduğunca küçük  yani”mince” doğranmalı.
  • Asit olarak şarap yerine elma sirkesi de kullanabilirsiniz. Asidin uçtuğundan emin olana kadar çektirmelisiniz.
  •  Pirinçlerin nişastasını salması ve su çekmesi için sürekli karıştırmalısınız.
  • Tavuk suyu eklemeniz gerekip gerekmediğini anlamak için; tencerenin ortasını kaşıkla sıyırdığınızda pirinçler tekrar birleşmiyorsa risottonun suya ihtiyacı var demektir, su eklemek gerekir.
  • Risottonun pişip pişmediğini anlamak için pirinçlerden bir tane alıp sertliğini kontrol etmelisiniz. Şef’in deyimiyle yaşlıların yiyebileceği yumuşaklıkta olmamalı:)
  • Son aşama yani bağlama kısmında tereyağ küçük küpler halinde ve soğuk olarak risottoya eklenmelidir.
BUZ_6447                                                                                                                          Fotoğraflar:Tuğçe Öztürk

Safranlı risotto

Malzeme:
300 ml tavuk suyu
1 tutam safran
30 gr tereyağ
1 adet soğan (çok küçük doğranmış)
120 gr arborio veya carnaroli pirinci
40 ml elma sirkesi (tercihinize göre beyaz şarap da kullanabilirsiniz)

Bağlamak için;
20 gr parmesan+30 gr tereyağ

Yapılışı:

30 gr tereyağında soğanları renginin dönmesine izin vermeden kavurun.
Tavuk suyunu bir taşım kaynatıp içerisine safranları atın, suyu daima ılık tutun, soğumasına izin vermeyin.
Yumuşayan soğanlara pirinci ekleyip kavurun.( 3-4 dk)
Elma sirkesini ekleyip tamamen çektirin.
Tavuk suyunu kepçe yardımıyla azar azar ekleyip pirinçler suyunu çektikçe işlemi tekrarlayın.
Pirinçler dişe gelecek kremamsı kıvamı aldığında parmesanı ve kalan 30 gr tereyağını küp küp ekleyip bağlama işlemini gerçekleştirin.

***Bu arada eşlikçisi olan “Osso Buco” tarifine Aysha Dergi mart sayısından ulaşabilirsiniz.

Frambuazlı Cheesecake

Standart

20140310-222147.jpg
Aysha Dergi’nin geçtiğimiz sayısında Cansu’nun yaptığı nefis cheesecake tarifi blogumda da yer alsın istedim.
Seneler önce yediğim berbat cheesecakein ardından bir daha yememeye karar vermiştim. Ne zaman bir pastahanede rast gelsek yüzümü ekşite ekşite bakıp, hemen gözlerimi pastalara, diğer sütlü tatlılara kaydırmışımdır. Ama gelin görün ki Cansu’ya çekim için gittiğimde kızcağız o kadar uğraşmış,  e ayıp olmasın diye mecburen bir çatalcık yiyeyim dedim.
Birkaç dakikaya kalmadan koca dilim cheesecakei mideye indiriverdim ayıptır söylemesi:)

İşte öyle bir tarif ki bu yemem diyene yedirtir,
misafirleri kendine hayran bıraktığı gibi kalem kağıt elde “tarif lütfen” diye peşinde dolandırır:)

20140310-222243.jpg

Frambuazlı Cheesecake:
Tabanı için;
2 paket burcak bisküvi
50 gr tereyağı
3 yemek kaşığı süt (20 ml)

Dolgusu için:
300 gr labne
300 gr yoğurt
330 gr toz şeker
3 yumurta
3 yemek kaşığı un
Vanilya özütü

Üzeri için:
200 gr frambuaz ( donuk ya da taze olabilir)
75 gr toz şeker

Yapılışı:

2 paket burçak bisküviyi toz haline getirip tereyağı ve sütle yoğurun.
24 cm lik bir çemberin tabanına eşit miktarda yayın.
Buzlukta 15 dk bekletin.

Labne, yoğurt ve toz şekeri bir kabın içerisinde pürüzsüz bir krema haline gelene kadar çırpın. ( el çırpıcısı ile) Karışıma teker teker yumurtaları yedirin.
Elediğiniz unu yavaşça karışıma ekleyip çırpın.

Hazırladığınız karışımı buzluktan çıkardığınız kalıba dökün.
Tepsiyi tezgaha 3 kere sertçe vurup, hava kabarcıklarını çıkartın. Çemberin etrafına 4 adet kaseyi su ile doldurup koyun.
150 derece fansız fırında ortası sallanmayana kadar pişirin.

Püf Noktaları:
Labne, yoğurt ve yumurta oda ısısında olmalı
Yavaşça tek bir yöne doğru çırpılmalı
Tepsiyi fırına koymadan yanlarına kaseler ile su koyun böylece çatlamasını ve üzerinin kızarmasını engellemiş olacaksınız.
Cheesecakei kesinlikle kızartmayın, beyaz kalmalı.
Piştikten sonra fırından hemen çıkarmayın, ani ısı değişikliği cheesecakeinizi çatlatabilir.

İtalyan Mutfağını Keşfe Çıkıyoruz

Standart

aysha-mart-sayisi
Safranlı Risotto, Osso Buco ve Torta Della Nonna İtalyan Mutfağı’nın popüler ve klasik lezzetlerinden…
Bu şahane lezzetleri ve İtalyan Mutfağı’nın bilinmeyenlerini  Şef Selim Karaca’yla keşfe hazır mısınız?
 Selim Şefle İtalyan Mutfağı üzerine yaptığımız söyleşiyi ve nefis tariflerini Aysha Dergi’nin Mart sayısınında bulabilirsiniz:)

Baharat ve güç

Standart

Baharat ve güç kitabından altını çizdiğim cümlelerden birini daha paylaşmak istedim:)

20140303-112047.jpg

“Yemek pişirmenin resim ve heykel kadar muazzam bir sanat olduğunu iddia edenlere yanıtım, cehenneme kadar yolunuz var!
Daha çok daha büyük bir sanat bence. Bir heykeltraşın yapıtı ebedidir, oysa aşçının büyüklüğü yaratısının ne kadar hızla yok olduğuyla ölçülür. Gerçek bir ustanın her gün büyük eserler üretmesi gerekir.”

Peter Elbung/Çeşnicibaşı