Vişne Bahçesi

Standart

 

VişneBahçesi

 

Uzun zamandır gitmek istediğim bir oyundu Vişne Bahçesi. Engin Alkan’ın içinde bulunduğu her proje fazlasıyla ilgimi çekiyor. Önce Tarla Kuşuydu Juliet, sonra Şark Dişçisi, İstanbul Efendisi, şimdi de Vişne Bahçesi… Her birinin tadı ayrı ayrı damağımda kaldı desem yeridir. Tarla Kuşuydu Juliet’i izleyeli seneler seneler oldu ama hala o makarna kokusu burnumda, Romeo’nun Juliet’le beraber  söylediği şarkılar kulağımda…

Sahneyi kuşatan beyaz ahşap paravan, tavandan sarkan dallar, sahnenin orta yerinde ince uzun bir yemek masası. Yemek masası diyip geçmeyin hemen, hayatlarımızın şekillendiği o masanın etrafında oyun da şekilleniveriyor. Perde açılıyor, masanın iki tarafında bulunan şamdanlardaki mumlar teker teker yakılıyor, ev sahiplerinin de gelişiyle masaya oturulup yemek yenmeye başlıyor. Hikayeden bahsetmeden şu yaptığıma da bakın! :) Tamam, hemen başa sarıyorum…

visne

Rusya’da yaşayan soylu bir ailenin servetini yitirmesiyle ellerinde kalan son şey vişne bahçesi oluyor. Oyun işte tam da burada başlıyor. Andreyevna Ranyevskaya, parasının hesabını bilmeyen, savurgan bir kadın. Eşini şampanyadan(!) kaybetmesinden nasıl bir yaşam sürdüklerini anlamak mümkün. Bu olayın ardından çocuğunun nehirde boğulmasıyla olanları kaldıramıyor, Paris’e taşınıyor. Ve zavallıcık orada sırılsıklam aşık oluyor. Aşık olduğu adam Ranyevskaya’nın adeta kanını emiyor.Bunun üzerine parasız kalan, borç batağındaki Ranyevskaya, Rusya’ya çocukluğunun da geçtiği satılığa çıkarılan vişne bahçesinin içinde bulunan evine dönüyor. Eski muhteşem günlerine kavuşmanın hayaliyle vişne bahçesine varıyor. Zaman zaman duygusallaşan, mutsuzluğu gün yüzüne çıkan, ölen çocuğunu, çocukluğunu hatırlayan Ranyevskaya hemen toparlanıp şen, vurdumduymaz haline saniyeler içinde dönüveriyor. Değişmeyen bir şey varsa o da bu güzel ve gösterişli kadının nezaketi oluyor.

Paris’e giderken ardında bıraktığı tek şey vişne bahçesi de değil tabii. Evlatlığı olan, tam bir rahibe gibi yaşayan Varya, geride kalıp eve ve vişne bahçesine sahip çıkıyor. Sahip çıktığı şeyler arasında kalbinin olduğunu söylemek pek mümkün değil. Kalbini zengin, köylü tüccar Lopahin’e kaptırınca acıklı ve umutsuz bir aşk hikayesi de böylece başlamış oluyor. Acıklı bir durumda olması tamamen Lopahin’den kaynaklanıyor diyebiliriz. Varya’yı sevdiği halde bir türlü açılmadığı gibi, kaçmayı tercih ediyor. Zaten bir süre sonra Lopahin’in asıl istediği şeyin aşk değil, para olduğunu görüyoruz. Lopahin, kölelikten zenginliğe uzanan bu uzun yolda, Ranyevskaya’nın borçları nedeniyle satılacak olan vişne bahçesini  kurtarmak için elinden geleni yapıyor. Evlerinin satışını önlemek için vişne bahçesinin ağaçlarının kesilip yazlık yapımı için kiraya verilmesinin en doğru karar olduğunu ne Ranyevskaya’ya ne de kardeşi Gayev’e kabul ettiremiyor. Ne zaman bu fikrinden bahsetse ev halkı ya masa başında yemek yiyor ya kahkahalarla sohbet ediyor oluyor. Ranyevskaya da duymazdan gelmediği zamanlar dışında, nezaketle Lopahin’i reddediyor. Tam da bu esnada kızı Anya’yı unutmak pek doğru değil. Anya, vişne bahçesinin satılacak olmasından son derece mutsuzken, umudunu da kaybetmemeye çalışıyor.

visne_bahcesi_2012_3

Evin satılacağı gün vurdumduymaz aile yine masa başında kahkahalarla eğleniyorken, evin yeni efendisi daha önce bu ev halkından emirler alan Lopahin oluveriyor.. Bu oyun aynı zamanda Rusya’daki aristokrasinin çöküşünü ve zamanın önemli gücü olan parayı da akıllıca elinde tutup yükselen burjuvaziyi temsil ediyor.. Ranyevskaya ve ailesinin çalışmadan, savurganlıkla ellerindeki parayı ve vişne bahçesini kaybedişlerinin, bu ailenin geçmiş ve geleceğini satın alan Lopahin’in hikayesine tanık oluyoruz.

 

 

 

VİŞNE BAHÇESİ
Yazan : ANTON ÇEHOV
Çeviren : BELGİ PAKSOY
Yöneten : ENGİN ALKAN
Dramaturgi : SİNEM ÖZLEK
Sahne Tasarımı : CEM YILMAZER
Işık Tasarımı : CEM YILMAZER
Kostüm Tasarımı : DUYGU TÜRKEKUL
Süre : 2 PERDE 2 SAAT 15 DAKİKA
OYUNCULAR
ASLI NİMET ALTAYLAR, BERNA ADIGÜZEL, CEMAL AHHAN ŞENER, ÇAĞLAR POLAT, DESTAN BATMAZ, EMRE ŞEN, ENGİN ALKAN, ERHAN ABİR, HÜMAY GÜLDAĞ, HÜSEYIN TUNCEL, IŞIL ZEYNEP TANGÖR, MURAT ÜZEN, SAMET HAFIZOĞLU, SELİN TÜRKMEN, ZAFER KIRŞAN, ZEYNEP CEREN GEDİKALİ, ZEYNEP ÇELİK KÜREŞ

 

 

Kuzu Navarin ve Bulgur Pilavı Tarifi

Standart

 

Patates, havuç, kuzu eti, arpacık soğanı ve bezelyenin muhteşem buluşmasına Navarin diyoruz:) Her ne kadar bezelye ilave etmeyi unutmuş olsam da siz varmış gibi yapın, olur mu?

Kuzu Navarin, yahni tekniğiyle yapılır. Hem kendi sularını salarak, hem de aromatik sıvıların yardımıyla, düşük ısıda uzun süre pişirilir. Yahni yapılırken, buharlaşmayı önlemek amacıyla tencereye kapak kapatılır. Pişirme süresi boyunca gerektği zaman su ilave edilebilir. Genellikle etin sert kısımları kuşbaşı kesilerek bu teknikle pişirilir. Sonuç olarak; yumuşak pişmiş ve lezzetli suyu olan bir yemek meydana gelir. Bu yüzden pilav, erişte gibi sade garnitürlerle sunulurlar.

DSC_0591

Kuzu Navarin

Malzeme 

3 yemek kaşığı zeytinyağı

Yarım kilo kuzu but, iri doğranmış

2 yemek kaşığı şeker

Tuz-karabiber

3 yemek kaşığı un

1 yemek kaşığı domates salçası

1 havuç, küp doğranmış

2 patates, küp doğranmış

6 adet arpacık soğan

1 su bardağı bezelye

2 sap kekik

Yeterince su

Yapılışı

Bir tencerede zeytinyağını kızdırın ve harlı ateşte etleri tamamen kızartıp içindeki suyu hapsetmesini sağlayın.

Etlerin üzerine şeker, tuz, karabiber ve 1,5 yemek kaşığı tereyağ ekleyip kızdırın. Unu ekleyip hafif kahverengileşinceye kadar kavurun, salçayı ekleyip kavurmaya devam edin. Suyu ekleyin, kısık ateşte et yumuşayıncaya kadar pişirin.(Yaklaşık 1,5 saat)

Pişen etleri tencereden alın, bir köşede ılık kalmasını sağlayarak bekletin.

Sebzeleri belirtildiği gibi doğrayın. Sosa bezelye hariç sebzeleri ekleyip pişirin.

Sebzeler piştikten sonra bezelyeyi ekleyin, etleri geri koyun.

Biraz tıkırdadıktan sonra derin tabakta kekikle servis yapın.

DSC_0570

Bulgur Pilavı

 

Malzeme

3 yemek kaşığı tereyağ

1 soğan

1, ½ su bardağı bulgur

3, ½ su bardağı sıcak su

1 adet defne yaprağı

Tuz

Karabiber

Su

Yapılışı

Soğanları küçük küçük doğrayın.

Pilav tenceresinde tereyağı eritin, soğanları kavurun.

Soğanlar yumuşayınca bulguru ekleyin, kavurmaya devam edin.

Sıcak suyu, defne yaprağını, karabiber ve tuzunu, suyunu ekleyip bir kere karıştırıp kapağını kapatın.

Piştikten sonra tencerenin üstüne önce kağıt havlu örtün sonrada kapağını kapatıp dinlendirin.

Sıcak servis yapın.

İstikamet Karaköy ve Kinoa Salatası

Standart

IMG_7915

Diyete başladığımdan beri salatalarla arkadaş oldum. Dürümcü, kebapçı peşinde koşan Zeynep, salatası güzel mekanlara hücum etmeye başladı iyi mi? :) İstikamet Karaköy de bu mekanlardan biri. Tek eksiği sosu olan pancar, közlenmiş patlıcan, kinoa üçlüsünü birleştirip lezzetli bir salataya imza atmışlar. Ben de sos miktarını arttırıp tarifini çıkarttım. Tarifi aşağıda bulabilirsiniz.

İstikamet Karaköy çok keyifli ve samimi bir mekan. Sunumları da pek zarif. Mutlaka gidip en azından bir yeşil çay içmelisiniz…

 

IMG_7922

Pancarlı ve Közlenmiş Patlıcanlı Kinoa Salatası

Salata için;
1/2 kg kırmızı pancar küp küp doğranmış, haşlanmış
2 adet patlıcan, fırında közlenmiş
15 yaprak roka büyük büyük parçalanmış
1/2 su bardağı maydanoz ince ince kıyılmış
1 su bardağı kinoa haşlanmış
1/2 su bardağı ceviz iri parçalar halinde
sos için;
1/2 su bardağı zeytinyağı
1/2 çay bardağı limon suyu
1 çorba kaşığı elma sirkesi
1 çay kaşığı tuz
1 çay kaşığı Karabiber

Yapılışı

Patlıcanları fırında közleyin, soyduktan sonra küçük küçük doğrayın ve soğutun. Ayrı ayrı tencerelerde kinoa ve pancarları haşlayın. Çok pişirmemeye gayret edin. Haşlandıktan sonra süzün. Soğuması için ikisini de kenara alın.
Yeşillikleri bir kaba alıp pancarı ekleyin. Sos malzemesinden 2 çorba kaşığı ayırın, gerisini salataya ekleyin. Kaseye yerleştirdiğiniz soslu salatanın üzerine kinoaları koyun, kalan sosu da ekleyin. Servis yapın. Afiyet olsun!

Juico’yla 2 Günlük Detoks Maceram

Standart

 

IMG_7896

Detoks maceram Gül Kaynak’tan Usla’da aldığım beslenme dersleriyle başladı. Aylardır taze sıkılmış green juice satan Detoks Delight’ın Türkiye ayağının açılmasını bekliyorken Juico’yu keşfettim. Gül’ün elinden içtiğimiz lezzetli yeşil içecekle aynı olup olmadığından emin olamasam da biraz araştırdıktan sonra sipariş vermeye karar verdim. Detoks öncesinde aşağıdaki 10 altın kurala göre beslendim, hazırlandım. Siz de detoks yapacaksanız kendinizi bu sürece hazırlamayı unutmayın.

  •  Altın kural 1: Her sabah uyanınca ilk iş 2 büyük bardak (minimum 400cc) oda sıcaklığında su içeceğiz.

  • Altın kural 2: Gün içinde en az 3 litre su bitirmiş olacağız. Suya isteğe göre taze limon suyuveya elma sirkesi ekleyebiliriz.

  • Altın kural 3: Yemeklerle birlikte kesinlikle su içmeyeceğiz. Yemeklerden yarım saat önce bırakacağız ve 1 saat sonra tekrar başlayacağız.

  • Altın kural 4: Her gün 3 poşet karbonat, 1 çay kaşığı Himalaya Tuzunu suya eritip içeceğiz. Her bir poşet karbonat (5gram) bir bardağa. Bir çay kaşığı tuz da yine başka bir bardağa konulacak. Zamanları bize kalmış. Yeter ki her gün alalım.

  • Altın kural 5: Zayıflama kurumuzu yaparken siyah çay, kahve, kola, alkol, gazlı içecekler, hazır kutu meyve suyu içmeyeceğiz. Bu çok önemli!

  • Altın kural 6: En büyük öğünümüzü sabah 11.00 ile öğleden sonra 4.00 arası yiyeceğiz.

  • Altın kural 7: Güneş batınca çorba dışında bir şey yemeyeceğiz. Sebze çorbası ve mercimek çorbası olabilir.

  • Altın kural 8: Zayıflama kurumuz suresince süt, peynir, yoğurt, yumurta ve tavuk tüketmeyeceğiz.

  • Altın kural 9: Ve ekmek…  11.00 – 16.00 dışındaki saatlerde ekmek yemeyeceğiz. Bu saatlerde de muhakkak kızartılmış ve beyaz ekmek dışındakiler tüketilecek.

  • Altın kural 10: Her gün açık havada en az 30 dakika yürüyeceğiz. Park, koru, deniz kenarı tercihimiz.

Siparişten hemen önce karar vermeniz gereken bir konu var; kaç gün detoks yapacaksınız? Gül’e göre ideali 3 gün olsa da, bu öğleden yarın öğleye kadar bile yapabilirsiniz. Amaç vücudu temizlemek, yenilemek. Ben 2 günü kendim için yeterli buldum. Ve tercihimi balanced’ten yana kullandım. Günlük altı içecek ısmarlamış oldum.  Juicoları sırasıyla tüketmeniz gerekiyor.

juico

 

Sipariş verdiniz, birkaç gün önceden de detoks hazırlığı yapmaya başladınız. Yarın siparişiniz gelecek, ne yapacaksınız? Ben hiç bir şey yapmadan, yemeden güzelce uyudum. Sabah iki su bardağı ılık limonlu su içtikten sonra yeşil içecekle güne başladım. Sırayla bütün içeceklerimi içtim. Her içecek arasında 2 saat bırakmaya dikkat ettim ve bolca su içmeye çalıştım. Ayılıp bayılmayı, acıkmayı beklerken gayet dinç bir şekilde hiç acıkmadan ilk detoks günümü tamamladım. Güzelce 30 dk yürüyüşümü de yaptım. Detoksun ikinci günü de aynı ilk günü gibi şahane geçti. Çiğnememe orucunun bünyeye nasıl bir yararının olduğunu biliyor olmam yenilenmeme de yardımcı oldu.

Juicoların kırmızı olanı hariç lezzetlerini beğendim, önümüzdeki aylarda tekrar yapmayı planlıyorum ama kırmızıyı çıkarıp yerine bir green juice daha koyduracağım. Bu arada Juico’dan ister onların hazırladıkları paketleri alıyorsunuz, isterseniz kendi pakedinizi kendiniz oluşturuyorsunuz.

Kısacası; iki günlük olsa da detoks benim için çok faydalı oldu.

İstediğiniz lezzetli bir detokssa Juico’yu gönül rahatlığıyla tavsiye ederim! Kolay gelsin!:)

Dem’de demlenmek, dinlenmek

Standart

 

dem4
Dem’i açıldığı günden beri keyifle takip ediyorum. Giden arkadaşlarımdan tavsiyeler alıyorum. Sonunda yolumu düşürüp İnce Saz eşliğinde giriverdim kapısından:)
Samimi bir mekan karşılıyor sizi. Sedirler serilmiş, renkli renkli yastıklarla rahatımız pek bir düşünülmüş:) Kiminin hemen önüne yuvarlak masa kimininse kare ahşap masalar konmuş. Kenarlarında birbirinden cici minderler.. Raflardaki döküm demlik ve bardaklar rengarenk.

dem3

Çayların kokusuyla kendinizden geçerken önünüze 60 çayın bulunduğu bir menü geliveriyor, hangisini seçeceğinize karar vermekse oldukça zor. Beyaz, yeşil, oolong, siyah, tütsülenmiş, pu-erh, kırmızı çay ve bitki çayı menüde arka arkaya sıralanmış. Ben önce haftanın çayı olan yaseminli yeşil çayların ilki 11 numara – Jasmine Pearlsı tercih ettim. Çayları ister demlikle isterseniz bardakla sipariş veriyorsunuz. Ben tercihimi demlikten yana kullandım. Sallama çay şeklindeki kurabiye ve kuruyemişle servis ediyorlar bu lezzetli çayı. Yeşil çay yapraklarıyla yasemin yapraklarını sarmışlar, nefis bir birleşim olmuş. Şahane kokusu ve lezzetini çok beğendiğimi söyleyebilirim. Yaseminli yeşil çayın ardından buzlu çilekli çayı da denedim. Soğuk çayın içerisine çilekler serpiştirilmiş, buzlarla da pek bir pekiştirilmiş:)

dem2

Kitabımı okudum, yazmam gereken yazılarımı yazdım, dolu dolu birkaç saat geçirdim Dem’de. Çalışanlar kesinlikle sizi rahatsız etmiyor, hatta öylesine kendi dünyalarında seyrediyorlar ki sipariş verecek garson bulmakta zorlanıyorsunuz.

Dem’de kahvaltı seçenekleri de var. Kahvaltının yanında lezzetli bir siyah çay gününüzü güzelleştirmeye yeter:)