Yeni Yıla Özel Barilla Lezzetleri

Standard

13305006_1072344252812547_9001861279666180458_o

Sevgili Stilika-Rabia‘nın davetiyle Barilla’nın yeni yıla özel olarak hazırladığı menüyü uygulamak için City Cooks Mutfak Okulu’nda toplandık. Barilla  sevdiğim makarna markalarından olduğu için koşa koşa gittim bu davete. İyi ki de gitmişim. Çok keyifli bir gün geçirdik.

Barilla ekibi ve City Cooks’un şeflerinin hazırladığı menüde, Orrechiette ve pesto soslu kış salatası, tavuklu, ıspanaklı lazanya, Arabiata soslu top köfteler ve fıstıklı kaymak kreması eşliğinde baharatlı balkabağı vardı. Benim için günün yıldızı tavuklu, ıspanaklı lazanya oldu. İyi bir ikili olan ıspanak ve tavuk, kıvamlı beşamel sosla buluşunca bambaşka bir lezzet haline geldi.

IMG_9051

Orrechiette ve pesto soslu kış salatası:

Orecchiette her markette bulabileceğiniz bir makarna türü değil maalesef. Biraz araştırmanız gerekebilir. Pesto soslu kış salatası dediysek de o kadar hafife almayın. Bu salatanın sosunda yok yok! Zencefil, vişne reçeli, dereotu, sarımsak… daha neler neler…

Tarifi şöyle:

Malzeme:

 100 gr orecchiette makarna
Karışık Akdeniz yeşillikleri, ayıklanmış, elle koparılmış
1 adet nar, ayıklanmış
2 adet portakal, kabuklarından ayrılmış, dilimlenmiş

Sos için:

1 çay kaşığı taze zencefil, rendelenmiş
Çeyrek demet taze fesleğen
2 yemek kaşığı dereotu
1/2 çay bardağı portakal suyu
1/2 çay bardağı limon suyu
1 çay kaşığı vişne reçeli
1/2 çay bardağı zeytinyağı
1 diş sarımsak, rendelenmiş
Karabiber, tuz

Yapılışı:

  • Makarnaları tuz eklenmiş bol suda dişe gelecek şekilde haşlayın. Süzüp, soğumasını bekleyin.
  • Ayıkladığınız nar ve dilimlediğiniz portakalları da bir kenara alın.
  • Sos için öncelikle fesleğen ve dereotunu blender’dan geçirin. Üzerine tüm malzemeyi ekleyip pürüzsüz bir kıvam elde edene dek çektirin.
  • Makarna, nar ve portakalı derin bir kaba alın. Üzerine sosu gezdirip, narince karıştırın.
  • Salatanız servise hazır afiyet olsun!

10623484_933676893381036_5792125761638623816_o

Paylaşmazsam olmaz dediğim bir diğer lezzet: tavuklu ve ıspanaklı lazanya. Hemen hemen her hafta lazanya pişirdiğim için, Barilla’nın lazanyasıyla fazlasıyla haşır neşirim. Çiğ olarak kullanılabiliyor oluşu zamandan kazanmanızı sağlıyor. Bu tarif sayesinde, sebzeli, etli ve kıymalı yaptığım lazanyaya tavuğun ne kadar yakışabileceğini görmüş oldum. Tavuklu, ıspanaklı lazanyayı bardak, kaşık ölçülerine çevirdikten sonra paylaşmak niyetindeyim.

Sevgili Rabia’ya, Barilla ekibine ve City Cooks Mutfak Okulu şeflerine bu keyifli workshop ve hediyeleri için çok teşekkür ederim.

 

 

 

Amaril Restaurant’ta İtalyan Lezzetleri Tadımı

Standard

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Hayat Reçeli blogunun sahibesi sevgili Nesrin’nin davetiyle geçen hafta Amaril Restaurant’ta buluştuk. Nesrin’den gelen davet yazısında, “Amaril Restaurant, Şahin Döner kuruluşudur” yazıyordu. Bir döner markasının bünyesinde İtalyan restaurantının açılmış olması bana biraz garip geldi.  Restauranta girdiğimizde de ilk sorduğum şey bu oldu. Meğer Amaril’in sahipleri, biri şef, diğeri işletmeci iki kardeşmiş. Babaları da Kapalıçarşı’daki meşhur Şahin Döner’in kurucusu.
Restaurant’ın şefi Yusuf Dinçer, İtalya’da aşçılık eğitimi almış ve yine orada tecrübe sahibi olmuş. Türkiye’ye dönünce de abisiyle birlikte bu keyifli restaurantı açmış. Amaril ismini de ailece yemek yedikleri bir restauranttaki garsonun adından yola çıkarak belirlemişler.

Yusuf Şef ve abisi misafirperverlikte sınır tanımayan, işini severek yapan insanlar. Menülerinde yer alan ürünlerin birçoğunu günlük olarak çıkarıyorlar.

Bizim için özel olarak hazırladıkları menüyü aşağıda bulabilirsiniz.

image

Yer elması çorbasıyla başladık.
Sıcak ve lezzetliydi. Kök sebzelerden yapılan çorbalarda da olduğu gibi hafif pütürlü bir kıvamı vardı. Çorbanın içinde gizlenmiş olan balkabağı küpleri benim için güzel bir sürpriz oldu. Balkabağı sevdiğim bir sebze değil. Ama bu çorbaya pek yakışmıştı.

image

Tatlı patatesli muffin, ekipçe çok beğendiğimiz bir lezzet oldu. Çorbayla beraber değil de ayrıca tüketmek çok keyifli. Belki bir çay eşliğinde:)

image

Amaril’in kuru etli ve margarita pizzalarını da tattık.
Kuru etli pizza
Dinçer kardeşler bu işe ilk başladıklarında, pizza için kuru eti Balkanlardan getirseler de, bu geleneksel lezzet artık Yusuf Şef’in mutfağında üretiliyor. Pizzadaki kuru et miktarı arttırılsa ya da uzun dilimler halinde kesilse, görsellik ve lezzet açısından daha çekici bir hale bürünür diye tahmin ediyorum.

Margarita
İnce hamurlu, lezzetli ve güzel pişirilmişti. Ben olsam margaritanın üzerine fesleğenleri bütün koyardım. Böylece hem kararmasını engeller hem de görsel açıdan daha doyurucu hale getirirdim.

 

image

Pesto soslu ve domatesli fussili Amaril’in özel lezzetlerinden.
Buradaki fussili’yi günlük ve el yapımı oluşu özel kılıyor. Lezzeti güzeldi ve kıvamında pişirilmişti. Makarnada da fesleğenlerin bütün olarak serpiştirilmesi gerektiğini düşünenlerdenim ne de olsa görsellik önemli:)

image

Sebzeler eşliğinde servis edilen ızgara bonfile 15 gün boyunca yağ içerisinde bekletilmiş. Etin dokusu bu işleme rağmen bana biraz sert geldi. Ekip arkadaşlarımın bir çoğu etin kıvamını gayet yerinde ve yumuşak buldu.
Sotelenmiş sebzeler ne çok yumuşamış ne de çok sertti. Güzel pişirilmişti, sunumunu da beğendik doğrusu:)

image

Günün son lezzeti: Paris Brest. Yusuf Şef’in yorumuyla sunuldu. Biraz ağır ama lezzetli bir halini tatmış olduk. Choux hamuru olması gerektiği gibi içi boş ve kabarıktı. Tatlının kreması ve eklenen fıstıklar birbirlerini pek güzel tamamlamıştı. Bence, üzerine kullanılan, kısa sürede donan çikolatalı sos yerine, ağızda eriyen, akışkan bir sos kullanmak daha iyi bir tercih olurdu.

Bir de ben, İtalyan restaurantını tercih ettiğimde yerel tatlar görmek isterim. Paris Brest, İtalya’nın yerel tatlılardan biri sayılamaz sanırım.
Paris Brest’e eşlik eden dondurmaların erimemesi dikkatimizi çekti. Soğuk bir tatlı olarak kabul edilebilir ama alışık olduğumuz dondurma kıvamında değildi.

Amaril Restaurant’a neden gelmelisiniz?
Günlük olarak hazırlanan el yapımı fussiliyi tatmak için.
Kuru etli pizzayı tatmak için. (Kuru et miktarının biraz fazla olmasını isteyin.)
Kök sebzelerden yapılmış çorbalardan hoşlanıyorsanız, yer elması çorbasını soğuk bir günde ısınmak, damağınızı şenlendirmek için.

Amaril Restaurant
İletişim: Mehmet Rıfat Dinçer
Adres: Mimar Sinan Caddesi, G Plus Rezidans, No:37/1-B, Bağcılar, İstanbul
Telefon: 0212 809 16 19

Aray Restaurant’ta Yeni Yıla Merhaba Yemeği!

Standard

 


Yeni yıla birkaç gün kala Tarçın Events – Sevgili Fatma’nın davetiyle Aray Cafe – Restaurant’ta 2016’nın gelişini kutladık. Restoranın sahibi Bahar Hanım’ın ve Fatma’nın zarafeti, samimiyetiyle çok keyifli bir akşam geçirmiş olduk.

Aray Cafe – Restaurant, Bahçelievler’in en güzel mahallesinde yer alıyor. Meşhur, Bahçelievler Piramit Evlendirme Dairesi’nin çarprazında kocaman kırmızı tabelasıyla karşılıyor sizi. İçeriye girdiğinizde ağzınızdan çıkan ilk cümle, “buraya kadın eli değmiş!” oluyor. En azından benim için öyle oldu:) Zaten Bahar Hanım da bu cümleyi çokça duyuyormuş.


Burası bir aile işletmesi. Bahar Hanım, babasıyla beraber el ele verip açmış bu keyifli mekanı. Kendisi aslında marka direktörü. İşi de marka yaratmak olduğu için, kullandığı ürünlerin, her rengin aslında bir anlamı olduğundan, her birini bilinçli bir şekilde kullandığından bahsetti.

Restoranın mavi tonlarındaki duvarları ve  zarif ayrıntıları içinizi ferahlatıyor, mekan hakkında anlatılanları böylece daha iyi idrak ediyorsunuz. Zaten ev sıcaklığını ve rahatlığını buluyorsunuz burada.

Aray Restaurant organizasyon için de tasarlanmış aslında. Duvardaki kocaman projeksiyon perdesi tam olarak bu amaç için alınmış. Misafirlerinin özel günlerini daha da anlamlı kılmak için…

 

Baştan uyarayım, sipariş verme aşaması sizi zorlayabilir. Çünkü mönüde pizzadan köfteye, hamburgerden salataya birçok seçenek bulunuyor. Burada bulunmayan tek şey, asık suratlı garsonlar!

Tatlılar da çeşit çeşit. Sütlüsünden şerbetlisine ne ararsanız var.

Bahar Hanım’ın bizim için hazırladığı mönüye gelirsek:


Kremalı sebze çorbasıyla başladık, benim favorim bu çorba oldu. Brunoise doğranmış sebzeler kendini bırakmamış. Her birini teker teker hissediyorsunuz tadarken. Meyanesi de çok lezzetliydi. Tadı, tuzu her şeyi yerindeydi.

Güzelce kızarmış sigara böreğiyle sıcak sıcak devam ettik.

Mekanın kendi adını taşıyan, sebzeli “Aray Pizza”sıyla ana yemeklere geçmiş olduk. Yumuşak, ince hamurlu bir pizzaydı. Sebzeleri de, hamuru da çok sert değildi, dolayısıyla güzel pişirilmişti.

Yalnızca kullanılan peynir tam olarak sünmemişti. Daha yumuşak bir peynir kullanıldığında ağızda eriyen peyniriyle öne çıkan bir pizza elde edilebilir.

(Pişirmeden tüketirken gayet lezzetli ve kaliteli olan peynirler bazen fırına girdiğinde bizi hayal kırıklığına uğratabiliyor. Mesela Sütaş’ta bu sorunu çokça yaşıyoruz.)

İşte, “Aray Köfte”! Favori birden fazla olabiliyor muydu? Galiba olamıyordu, ama olsundu:) Bir diğer favorim, yine mekanın adını taşıyan bu ızgara köfte! Yumuşacık kıvamlıydı, iyi pişirilmişti ve pek lezzetliydi.

Yanında sunulan kremalı, mantarlı makarnanın sunumu ev sıcaklığını fazlasıyla yansıtıyordu. Yalnız, benim gibi makarnasını aldente seven biri için biraz fazla pişmişti ve tuzu fazlaca sevdiğim için bana tuzsuz geldi.

 

Vee gecenin son lezzeti: “Sütlaç”!

Yumuşak kıvamlı, yumurta kokmayan sütlaç, benim için en makbul sütlaç. Hepimiz kelimenin tam anlamıyla “bayıldık”. İçerisindeki pirinç taneleri tam olması gereken kıvamda pişirilmişti. Şekeri de çok iyi ayarlanmıştı. Burada koca bir kase sütlacı yediğinizde baymıyor sizi. Bu sihir gibi bir şey!:)

 

  Peki Aray Cafe – Restaurant’a neden gelmelisiniz?

Aray Ailesi’nin evine misafirliğe gelmiş gibi sıcak bir ortamda, rahat ve huzurlu vakit geçirebilmek için,

Güzel anılarınızı sevdiklerinizle, ferah bir ortamda lezzetli yemekler eşliğinde paylaşabilmek için,

Doğum günü, baby shower, kına/nişan/düğün/mevlit yemekleri, toplantı organizasyonu için,

Ala carte olarak hazırlanan, onlarca çeşit içerisinden damağınıza en uygununu seçip lezzetli bir öğle – akşam yemeği yiyebilmek için,

Açılışa özel ikram edilen “merhaba” çayını içip, mekanın hikayesini dinleyebilmek için!

Bu keyifli akşam için Sevgili Fatma’ya ve Bahar Hanım’a çok teşekkür ederim.

Adres:

Bahçelievler Mahallesi, Şükufe Nihal Sokak, No 7/A, Bahçelievler, İstanbul

Paket Servis: 0543 546 76 76 – 0212 441 77 76

Günlük Şuruplar: Erik Şurubu Tarifi

Standard

Bu hafta benim için “şurup tarifleri” haftası oldu. Süeda Gürel’in “En Güzel Şurupları, Likörleri, Dondurmaları Siz de Yapabilirsiniz” kitabıyla başlayan yolculuğuma bugüne dek şurup – şerbet konusunda öğrendiklerimi paylaşarak devam edeceğim.

Bu tarifi Çiya Sofrası’nın değerli ustalarından olan  Kemal Usta’mdan öğrendim. Şerbet, reçel konularında kendisinin üstüne yoktur. Kısırı da pek meşhurdur. Bu leziz tarif de öyle. Şimdiden afiyet olsun!

*Şuruplarda ekşi tatlardan hoşlanıyorsanız erik şurubu hazırlarken içerisine limonun yanı sıra hibisküs(nar çiçeği) de ekleyebilirsiniz.

erik şurubu

Malzeme:
500 gr kırmızı erik, ayıklanmamış
9-10 çorba kaşığı toz şeker
6 su bardağı su
1 adet çubuk tarçın
1 yarım limon

Yapılışı:

  • Erikleri yıkayıp bir tencereye alın.
  • Üzerine şekeri ekleyin.
  • Suyu ve tarçını ekleyip karıştırdıktan sonra ocağa oturtun.
  • Kaynayana kadar harlı ateşte pişirin. Kaynadıktan sonra ocağın altını kısıp 5 dakika daha tıkırdatın ve pişirme işlemine son verin.
  • Yarım limonu kabuğuyla beraber ekleyin.
  • Şurup soğuyana kadar tencerede bekletin. Süzüp servis yapın.
  • Afiyet olsun!

Günlük Şuruplar: Vişne Şurubu Tarifi

Standard

İki hafta önce Moda’da düzenlenen festivallerden birinde dolaşırken Nadir Sahaf’a denk geldim. İşime yarayan bir şeyler bulabilir miyim diye bakınıyordum ki, Süeda Gürel’in, 1964- Ankara basımı:En Güzel Şurupları, Likörleri, Dondurmaları Siz de Yapabilirsiniz kitabını gördüm. Büyük bir heyecanla hemen alıp kütüphaneme ekledim.

Kitabı aldığımda her bir şurup tarifini teker teker deneyip burada paylaşmak niyetinde olsam da, anca iki hafta sonra bu fikrimi  hayata geçirebildim.

liebig- 1,2,3017

Şerbet ve şurup nedir, ne değildir konusunu Yemek ve Kültür Dergisi‘nin 37. ve 38. sayılarında, Eren Akçiçek’in 2 bölüm halinde yayımlanan “Türk Kültüründe Şerbet” yazısında bulabilirsiniz.

Yine, Yemek ve Kültür Dergisi 29. sayısında yayımlanan Arif Bilgin’in “Osmanlılarda Şerbet Kültürü ve Tatlıhâne-i Âmire’de Üretilen Şerbetler” yazısını da okumanızı tavsiye ederim.

Kitap sadece tarifleri değil, şurup yapım tekniklerini de içeriyor. Bu farklı kitap benim için çok yararlı oldu. Sizin de faydalanabilmeniz için ilgili bölümü aşağıda paylaşıyorum.

Keyifli okumalar!:)

En Güzel Şurupları, Likörleri, Dondurmaları Siz de Yapabilirsiniz

İçkileri genel olarak iki grup altında toplamak mümkündür. Bunlardan biri alkolsüz içkilerdir ki, soğuk içilenleri serinletici, sıcak içilenleri ise uyarıcı ve rahatlatıcıdır.

Alkolsüz içkileri iki grup altında inceleyebiliriz:

1- Serinlik verici içkiler: Bunlar, taze meyve sularına gereği kadar şeker ve su katmak suretiyle hazırlanırlar. Yine aynı meyve sularından istifade etmek suretiyle kışlık şuruplar da yapılır. Ancak meyve sularından hazırlanan günlük şuruplar, kış için hazırlanandan daha lezzetli ve vitamince zengindir.

Şurupların hazırlanışında kullanılan meyveler şunlardır: çilek, ağaç çileği, vişne, frenk üzümü, ahududu, böğürtlen, nar, koruk, portakal, mandalin, limon, gül, kızılcık.
Günlük şurupların hazırlanmasında dikkat edilmesi gereken hususlar:

1- Meyve sularını emaye, porselen veya cam kaplarda hazırlanması daha doğru olur. Zira bakır, alüminyum vs. gibi maden kaplara meyvelerin terkibinde bulunan asitler etki yapabilir.

2- Günlük şuruplar, hazırlanışından kısa bir süre sonra içilmelidir. Aksi halde vitaminlerinden olduğu kadar lezzet ve kokularından da kaybederler.

3- Şuruplar hazırlanıp soğumaya bırakıldıklarında, içinde bulundukları şişe, sürahi veya kapların ağızları daima kapalı olmalıdır.

4- Meyvelerin terkiplerindeki şeker nisbeti aynı olmadığından reçetede verilen şeker miktarı arzuya göre azaltılıp çoğaltılabilir.

Vişne Şurubu

Malzeme:
500 gr vişne, ayıklanmamış
8-9 çorba kaşığı toz şeker
4 su bardağı su
1 adet çubuk tarçın

Yapılışı:

Vişneleri yıkayıp bir tencereye alın.
Üzerine şekeri ekleyin. Kaşığın arkası veya patates eziciyle vişne ve şekeri güzelce ezin.
Suyu ilave edin, karıştırıp süzün.
Sürahiye doldurup kapağını kapatın.
Buzdolabında soğumaya bırakın. Ardından servis yapın.
Afiyet olsun!

Ben aynı malzemeyi pişirerek de hazırladım. Kesinlikle çok daha iyi bir sonuç elde ettim. Kıvamı, lezzeti harikaydı. Eğer siz de bu şekilde uygulamak isterseniz buyrun tarifi:

Vişneleri yıkayıp bir tencereye alın.
Üzerine şekeri ekleyin. Kaşığın arkası veya patates eziciyle vişne ve şekeri güzelce ezin.
Suyu ve tarçını ekleyip karıştırdıktan sonra ocağa oturtun.
Kaynayana kadar harlı ateşte pişirin. Kaynadıktan sonra ocağın altını kısıp 5 dakika daha tıkırdatın ve pişirme işlemine son verin.
Şurup soğuyana kadar tencerede bekletin. Süzüp servis yapın.
Afiyet olsun!